noun

devil

şeytan, iblis, yaramaz, herif

Speak of the devil, here he is.

İti an, çomağı hazırla, işte burada.

The devil is in the detail.

Şeytan ayrıntıda gizlidir.

She works like a devil.

Şeytan gibi çalışır.

He's a poor devil.

O zavallı bir adam.

((şeytan)) kötülüğün yüce ruhu The story is about a fight between God and the devil.

iti an ((çomağı hazırla)) bir kişi tam ondan bahsedilirken ortaya çıktığında söylenir Speak of the devil, here's Tom now.

Eş anlamlılar: demon, fiend, imp; Zıt anlamlılar: angel

Yunanca 'iftiracı' anlamına gelen 'diabolos' kelimesinden, 'dia-' (karşıya) + 'ballein' (atmak) kelimelerinden türemiştir.

'Devil' kelimesi 'evil' (kötülük) kelimesini içerir. Ayrıca, 'devil' tersten okunduğunda 'lived' (yaşadı) olur, bu da yaşama karşıtlığı düşündürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.