adjective

diagonal

diyagonal, çapraz, köşegen

Draw a diagonal line from corner to corner.

Köşeden köşeye çapraz bir çizgi çizin.

The path cuts across the park on a diagonal.

Patika parkı çapraz bir şekilde kesiyor.

((bir isimden önce sıfat olarak)) iki karşı köşeyi birleştiren. She cut the sandwich into two diagonal halves.

((isim olarak, genellikle 'on' ile)) iki karşı köşeyi birleştiren düz bir çizgi. The shape has a long diagonal.

Eş anlamlılar: eğik, açılı, oblik; Zıt anlamlılar: yatay, dikey

Yunanca 'diagōnios' kelimesinden, 'dia-' (karşıdan karşıya) + 'gōnia' (açı, köşe). Kelimenin tam anlamıyla 'açıdan açıya'.

'dia-' (karşıdan karşıya) ve '-gon' (açı/köşe) kelimelerini düşünün - köşeleri birleştiren bir çizgi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.