adjective

different

farklı, değişik, çeşitli

My brother and I are very different.

Kardeşim ve ben çok farklıyız.

She has many different hobbies.

Onun birçok farklı hobisi var.

This is a different approach to the problem.

Bu, soruna farklı bir yaklaşım.

((sb./sth.)) ((from sb./sth.)) (...den/dan) farklı My car is different from yours.

((sb./sth.)) ((to sb./sth.)) (...e/a) göre farklı Her opinion is different to mine.

Eş anlamlılar: distinct, unlike, various; Zıt anlamlılar: same, similar, alike

Latince 'differens' (ayrı taşımak) kelimesinden, 'dis-' (ayrı) + 'ferre' (taşımak).

Birbirinden 'farklı olan' veya ayrı taşınan şeyleri düşünün, bu da onların aynı olmadığını gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.