noun

dike

set, bent, hendek

The dike protects the town from floods.

Set, kasabayı sellerden koruyor.

They dug a dike to drain the field.

Tarlayı kurutmak için bir hendek kazdılar.

((bir/o)) set su baskınını önlemek için inşa edilmiş duvar The dike protects the town from floods.

((bir/o)) hendek suyu taşımak için kazılmış dar delik They dug a dike to drain the field.

Eş anlamlılar: embankment (set), levee (sedde) (sel bariyeri için); ditch (hendek), trench (siper) (kanal için)

Eski İngilizce'de 'hendek, siper, toprak set' anlamına gelen 'dīc' kelimesinden gelir. 'to dig' (kazmak) fiiliyle ilgilidir.

Sızıntıyı durdurmak için parmağını sete sokan Hollandalı çocuğun ünlü hikayesini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.