adverb

ahead

önde, ileride, önceden

The car ahead of us stopped suddenly.

Önümüzdeki araba aniden durdu.

She has a bright future ahead of her.

Onun önünde parlak bir gelecek var.

He is ahead of everyone in his class.

Sınıfındaki herkesten ileride.

Go ahead, I'll catch up with you.

Sen devam et, ben sana yetişirim.

((of sb./sth.)) (birinin/bir şeyin) önünde Okul hemen önümüzde.

go ahead izin vermek Devam et ve son bisküviyi ye.

Eş anlamlılar: önde, ileri; Zıt anlamlılar: arkada, geri

Eski İngilizce'de 'başta' anlamına gelen 'on heafod' kelimesinden gelir. 'a-' (üzerinde) ve 'head' (baş) kelimelerinin birleşimidir.

Birinin 'başının (head)' 'önünde (a-)' olduğunuzu hayal edin. Yani ondan ileridesiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.