noun

air

hava, atmosfer, tavır, melodi

I need some fresh air.

Biraz temiz havaya ihtiyacım var.

There was an air of excitement.

Bir heyecan havası vardı.

He has an air of confidence.

Kendine güvenen bir tavrı var.

The programme went on the air.

Program yayına girdi.

((isim)) soluduğumuz gaz karışımı Let's get some fresh air.

((bir ... havası)) belirli bir his veya nitelik There was an air of mystery.

Eş anlamlılar: atmosphere, breeze, wind

Eski Fransızca 'air' kelimesinden, o da Latince 'aer' ve Yunanca 'aēr' kelimelerinden gelir.

Nefes aldığınız havayı, bir yerin atmosferini veya radyoda çalan bir melodiyi (on the air) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.