verb

dive

dalmak, atlamak, dalış yapmak

He dived into the swimming pool.

Yüzme havuzuna daldı.

The plane dived towards the ground.

Uçak yere doğru daldı.

Prices have dived recently.

Fiyatlar son zamanlarda düştü.

((içine sth.)) (bir şeyin) içine dalmak He dived into the pool.

((için sth.)) (bir şey) için dalmak They dived for pearls.

Eş anlamlılar: plunge (atlamak), jump (zıplamak), plummet (düşmek)

Eski İngilizce 'dūfan' (dalmak, batmak) kelimesinden gelmektedir.

Suya 'aşağı' (down) daldığınızı (dive) hayal edin. 'v' harfi dalan bir kişiye benzeyebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.