verb

divide

bölmek, ayırmak, paylaştırmak

She divided the cake into eight pieces.

Pastayı sekiz dilime böldü.

Let's divide the work between us.

İşi aramızda paylaşalım.

Ten divided by two is five.

On bölü iki beş eder.

The issue divided the community.

Bu mesele toplumu böldü.

((sth.)) ((into sth.)) (bir şeyi) (parçalara) bölmek Pastayı sekiz dilime böldü.

((sth.)) ((between/among sb.)) (bir şeyi) (kişiler arasında) paylaştırmak İşi aramızda paylaşalım.

((number)) ((by number)) (sayıyı) (sayıya) bölmek On bölü iki beş eder.

Eş anlamlılar: split, separate, share; Zıt anlamlılar: unite, join, combine

Latince 'dividere' kelimesinden, 'di-' (ayrı) ve 'videre' (ayırmak).

Bölme işareti '÷', bir şeyin bir çizgi ile 'bölündüğünü' görsel olarak gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.