noun

dock

rıhtım, dok, sanık sandalyesi

The ship is in the dock for repairs.

Gemi tamir için rıhtımda.

The defendant stood in the dock.

Sanık, sanık sandalyesinde duruyordu.

in the dock rıhtımda, sanık sandalyesinde The ship is in the dock.

Eş anlamlılar: wharf, pier, quay (liman için); stand (mahkeme için)

Orta Hollandaca'da kanal veya oluk anlamına gelen 'docke' kelimesinden gelir.

Bir limandaki rıhtımda bir gemi ve bir mahkemede sanık sandalyesinde bir suçlu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.