dodge
Çeviri
kaçınmak, atlatmak, kurtulmak
Örnekler
He dodged the ball just in time.
Toptan tam zamanında kaçtı.
She dodged the question about her future.
Geleceği hakkındaki soruyu atlattı.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (-den) kaçınmak He dodged the flying ball.
((sth.)) (bir şeyi) atlatmak She dodged the difficult question.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: evade, avoid, sidestep; Zıt anlamlılar: confront, face
Etimoloji
Kökeni belirsizdir, belki de Orta İngilizce'deki 'dodden' (koşmak, tırısa kalkmak) ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Yakan top (dodgeball) oyununu düşünün. Amaç toptan 'kaçınmaktır'.