noun

doing

yapma, etkinlik, eylem

What are you doing?

Ne yapıyorsun?

Doing exercise is good for you.

Egzersiz yapmak senin için iyidir.

That will take some doing.

Bu biraz çaba gerektirecek.

((bir şey)) bir şey yapmak Ödev yapmak sıkıcı olabilir.

Eş anlamlılar: action, activity, deed

'do' (yapmak) fiilinden ve bir fiilden isim yapan '-ing' ekinden türemiştir.

Bunu 'to do' fiilinin 'eylem' kısmı olarak düşünün. 'Yaptığınız' şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.