adjective

dominant

baskın, egemen, hakim

He has a very dominant personality.

Çok baskın bir kişiliği var.

The company has a dominant position in the market.

Şirket piyasada baskın bir konuma sahip.

The dominant colour in the painting is blue.

Tablodaki baskın renk mavidir.

((in sth.)) (...da) baskın olmak The company is dominant in the tech industry.

((over sb./sth.)) (...nın üzerinde) baskın olmak He is dominant over his younger brother.

Eş anlamlılar: kontrolcü, emredici; Zıt anlamlılar: itaatkâr, çekinik

Latince 'dominari' (yönetmek, hükmetmek) kelimesinden gelir, bu da 'dominus' (efendi, lord) kelimesinden türemiştir.

'Dominant' (baskın) bir kişi, bir 'dominus' (efendi) gibi başkalarını 'dominate' (domine etmek) etmeyi sever.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.