adjective

airtight

hava geçirmez, sağlam, kusursuz

Keep the coffee in an airtight container.

Kahveyi hava geçirmez bir kapta saklayın.

The lawyer presented an airtight alibi.

Avukat sağlam bir mazeret sundu.

((sıfat)) havanın geçmesine izin vermeyen Keep the coffee in an airtight container.

((sıfat)) zayıf noktası olmayan The lawyer presented an airtight alibi.

Eş anlamlılar: sealed (mühürlü), hermetic (hava geçirmez); flawless (kusursuz), irrefutable (çürütülemez)

'air' (hava) + 'tight' (sıkı) kelimelerinden oluşur. Havanın içeri veya dışarı çıkamayacağı kadar sıkı.

'Hava'yı ('air') dışarıda tutacak kadar 'sıkı' ('tight') bir kap düşünün. Bu aynı zamanda zayıf noktası olmayan argümanlar için de kullanılabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.