verb

don

giymek, takmak, kuşanmak

He donned his finest suit for the event.

Etkinlik için en iyi takım elbisesini giydi.

She donned a look of complete surprise.

Tam bir şaşkınlık ifadesi takındı.

((sth.)) (bir şeyi) giymek/takmak Ceketini giyip gitti.

Eş anlamlılar: giymek, takmak; Zıt anlamlılar: çıkarmak

Orta İngilizce'de 'giymek' anlamına gelen 'do on' ifadesinin kısaltmasından gelir.

Bunu 'do on' (üstüne yap) ifadesinin kısaltılmış hali olarak düşünün. Zıttı olan 'doff' ise 'do off' (üstünden çıkar) ifadesinden gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.