adjective

done

bitmiş, tamamlanmış, pişmiş

It's a done deal.

Bu iş bitti.

Are you done with your homework?

Ödevini bitirdin mi?

The steak is done.

Biftek pişti.

((bir şey)) ile işi bitmek ((bir şeyi)) bitirmiş olmak Are you done with your homework?

((bir şey)) pişti (yemek) yeterince pişmiş olmak The steak is done.

Synonyms: finished, completed, over; Antonyms: undone, incomplete

Eski İngilizce'de 'yapmak' anlamına gelen 'dōn' fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir.

Yapılacaklar listesindeki bir maddenin üzerini çizip 'Bitti!' dediğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.