noun

dose

doz, porsiyon

Take one dose three times a day.

Günde üç kez bir doz alın.

He received a high dose of radiation.

Yüksek dozda radyasyon aldı.

She needed a dose of reality.

Bir doz gerçeğe ihtiyacı vardı.

bir doz ((bir şey)) Hastanın günlük bir doz insüline ihtiyacı var.

Eş anlamlılar: miktar, porsiyon, ölçü

Yunanca 'dosis' (verme) kelimesinden, 'didonai' (vermek) fiilinden türemiştir.

Türkçedeki 'doz' kelimesiyle aynı kökten gelir ve aynı anlama sahiptir, bu yüzden hatırlaması kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.