adjective

double

[sıfat] çift, iki kat, [isim] iki misli, benzer, [fiil] ikiye katlamak

I'd like a double room, please.

Çift kişilik bir oda rica ediyorum.

He is the double of his father.

Babasının kopyasıdır.

The company wants to double its profits.

Şirket kârını ikiye katlamak istiyor.

My number is double two, double three.

Numaram iki iki, üç üç.

double ((isim)) normal boyutun, miktarın veya gücün iki katı Çift kişilik bir oda rica ediyorum.

((birinin)) kopyası başka birine tıpatıp benzeyen kişi Babasının kopyasıdır.

((bir şeyi)) ikiye katlamak bir şeyi iki katına çıkarmak veya çıkmak Şirket kârını ikiye katlamak istiyor.

[sıfat] iki kat; [isim] benzer, kopya; [fiil] ikiye katlamak

Latince 'duplus' (iki kat) kelimesinden, 'duo' (iki) + '-plus' (-kat) kelimelerinden gelir.

'İki' sayısıyla bağlantı kurun. 'Double room' iki kişiliktir. Bir şeyi 'double' yapmak ikiyle çarpmaktır. 'A double' birinin kopyasıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.