noun

dozen

düzine

I bought a dozen eggs.

Bir düzine yumurta aldım.

There were dozens of people there.

Orada düzinelerce insan vardı.

bir düzine ((sth.)) bir düzine (bir şey) Bir düzine yumurta aldım.

düzinelerce ((sth.)) onlarca (bir şey) Orada düzinelerce insan vardı.

Eş anlamlılar: twelve (on iki)

Eski Fransızca 'dozaine' (on ikilik grup) kelimesinden, 'doze' (on iki) kelimesinden, o da Latince 'duodecim' (duo 'iki' + decem 'on') kelimesinden gelir.

Genellikle bir düzine (12) içeren bir çörek kutusu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.