draw
Çeviri
çizmek, çekmek, berabere kalmak, cezbetmek
Örnekler
She likes to draw pictures of animals.
Hayvan resimleri çizmeyi sever.
He drew the curtains to let in the light.
Işığın içeri girmesi için perdeleri çekti.
The match was drawn 2-2.
Maç 2-2 berabere bitti.
The event drew a large crowd.
Etkinlik büyük bir kalabalık çekti.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şey) çizmek Resim çizmeyi sever.
((sth.)) (bir şeyi) çekmek Perdeleri çekti.
((with sb.)) (biriyle) berabere kalmak Diğer takımla berabere kaldık.
((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) çekmek, cezbetmek Etkinlik büyük bir kalabalık çekti.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'sürüklemek, çekmek' anlamına gelen 'dragan' kelimesinden gelir. Birçok anlamı bu 'çekme' temel fikrinden kaynaklanır.
Hafıza İpuçları
Bir çizgi 'çizmek' (kalemi çekmek), bir perdeyi 'çekmek' ve bir kalabalığı 'çekmek' (cezbetmek) gibi düşünün.