noun

drawback

dezavantaj, sakınca, eksiklik

The main drawback of the plan is the cost.

Planın temel dezavantajı maliyetidir.

Living in the city has its drawbacks.

Şehirde yaşamanın dezavantajları vardır.

((sth.))'nin dezavantajı (bir şeyin) dezavantajı Planın temel dezavantajı maliyetidir.

((sth.)) için bir dezavantaj (bir şeye) bir dezavantaj Bu yöntemin bir dezavantajı karmaşıklığıdır.

Eş anlamlılar: dezavantaj, sakınca, kusur; Zıt anlamlılar: avantaj, fayda

'draw' (çekmek) + 'back' (geri). Sizi 'geri çeken' veya ilerlemenizi engelleyen şey.

İlerlemeye çalışırken bir şeyin sizi fiziksel olarak 'geri çektiğini' (draw back) hayal edin. Bu bir dezavantajdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.