noun

drawer

çekmece

I keep my socks in the top drawer.

Çoraplarımı en üst çekmecede tutarım.

The drawer is stuck and will not open.

Çekmece sıkıştı ve açılmıyor.

((bir/o)) çekmece Özne veya nesne olarak kullanılan bir isim. I keep my socks in the top drawer.

Eş anlamlılar: bölme, komodin

'Çekmek' anlamına gelen 'to draw' fiilinden gelir. 'Çekip çıkardığınız' bir bölmedir.

Bir masadan veya şifonyerden kutuyu 'çekmeyi' (drawing) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.