verb

dread

dehşete kapılmak, çok korkmak

I dread going to the dentist.

Dişçiye gitmekten çok korkuyorum.

He dreads the thought of speaking in public.

Topluluk önünde konuşma düşüncesi ona dehşet veriyor.

((bir şeyden)) ((bir şeyden)) çok korkmak He dreads the exam.

((-ing)) ((bir şey yapmaktan)) çok korkmak I dread going to the dentist.

Eş anlamlılar: korkmak, endişelenmek; Zıt anlamlılar: dört gözle beklemek, hoş karşılamak

Eski İngilizce'de 'tavsiye etmemek' veya 'korkmak' anlamına gelen 'ondrædan' kelimesinden gelir.

'Dread' kelimesi 'dead' (ölü) kelimesine benzer. 'Ölümcül' veya çok kötü bir sonucu olabileceğinden korktuğunuz şeylerden 'dehşete kapılırsınız' (dread).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.