adjective

alarming

endişe verici, korkutucu, telaşlandırıcı

The news was quite alarming.

Haber oldukça endişe vericiydi.

There has been an alarming rise in crime.

Suç oranlarında endişe verici bir artış oldu.

((alarming)) + isim endişe verici bir ... An alarming trend has emerged.

bir şey ((alarming)) olmak bir şey endişe verici The situation is alarming.

Eş anlamlılar: endişe verici, rahatsız edici; Zıt anlamlılar: rahatlatıcı, teselli edici

'alarm' (Eski İtalyanca'da 'silah başına' anlamına gelen 'all'arme' kelimesinden) ve sıfat yapan '-ing' ekinden türemiştir.

Beklenmedik bir anda çalan bir 'alarm' saati düşünün. Bu 'endişe verici' bir sestir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.