adjective

dreadful

korkunç, berbat, dehşet verici

We had dreadful weather on holiday.

Tatilde berbat bir hava vardı.

I've made a dreadful mistake.

Korkunç bir hata yaptım.

((sıfat)) + ((isim)) berbat hava dreadful weather

((olmak)) + ((sıfat)) Film berbattı The film was dreadful.

Eş anlamlılar: berbat, korkunç, dehşet verici; Zıt anlamlılar: harika, sevimli, hoş

'Dread' (dehşet) ismi ve '-ful' (dolu) ekinin birleşmesiyle oluşmuştur. Kelimenin tam anlamıyla 'dehşet dolu'.

Bir şey 'dreadful' ise, 'dehşet' (dread) ile 'dolu' (full) demektir. O kadar kötüdür ki size korku veya dehşet hissettirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.