adjective

dressed

giyinik, giyinmiş

He was fully dressed by 7 am.

Sabah 7'de tamamen giyinmişti.

She was dressed in a beautiful blue gown.

Güzel mavi bir elbise giymişti.

Are you dressed yet?

Henüz giyinmedin mi?

((be)) dressed ((in sth.)) (bir şey) giymiş olmak She was dressed in a beautiful blue gown.

((get)) dressed giyinmek I need to get dressed for the party.

Eş anlamlılar: giyinik, giyimli; Zıt anlamlılar: çıplak, giyinmemiş

Eski Fransızca 'drecier' (düzenlemek, kurmak) kelimesinden gelir ve 'kıyafetleri düzenlemek' anlamına gelmiştir.

Kıyafetlerini giymiş ve hazır olan bir kişiyi hayal edin. O kişi 'dressed' durumdadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.