noun

dressing

salata sosu, pansuman, giyinme

I'd like some salad dressing, please.

Biraz salata sosu alabilir miyim, lütfen?

The nurse put a clean dressing on the wound.

Hemşire yaraya temiz bir pansuman yaptı.

((noun)) dressing bir tür sos I prefer a vinaigrette dressing.

((put)) a dressing ((on sth.)) (bir şeye) pansuman yapmak The doctor put a dressing on my cut.

Eş anlamlılar: (salata) sos, sirke sosu; (yara) bandaj, yara bandı

'Hazırlamak' veya 'düzenlemek' anlamına gelen 'to dress' fiilinden gelir. Bu, yiyecek hazırlamaya (salata soslamak) veya bir yarayı hazırlamaya (pansuman yapmak) uygulanır.

'Dressing' kelimesini bir şeyi hazırlamak olarak düşünün: salatayı sosla 'dress' edersiniz ve yarayı bandajla 'dress' edersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.