verb

drew

çizdi, çekti, cezbetti

He drew a picture of a house.

Bir ev resmi çizdi.

She drew the curtains to let in light.

Işık girmesi için perdeleri çekti.

The event drew a large crowd.

Etkinlik büyük bir kalabalık çekti.

((sth.)) (bir şeyi) çizmek He drew a picture of a house.

((sth.)) (bir şeyi) çekmek She drew the curtains.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) çekmek/cezbetmek The event drew a large crowd.

Eş anlamlılar: sketched (çizdi), pulled (çekti), attracted (cezbetti)

Eski İngilizce'de 'çekmek' veya 'sürüklemek' anlamına gelen 'dragan' kelimesinden gelir. Çizim ve çekme anlamları birbiriyle ilişkilidir.

Düzensiz fiil yapısını unutmayın: draw - drew - drawn. Sesli harf değişir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.