verb

dribble

top sürmek, damlamak, salya akıtmak

He can dribble the ball past defenders.

Defans oyuncularını çalımlayarak top sürebilir.

The baby started to dribble.

Bebeğin salyası akmaya başladı.

Rain dribbled down the window pane.

Yağmur pencere camından aşağı damlıyordu.

((sth.)) (top vb.) sürmek He can dribble the ball.

(geçişsiz) damlamak, salya akıtmak The baby started to dribble.

Eş anlamlılar: (spor) bounce (zıplatmak); (sıvı) trickle (süzülmek), drip (damlamak), drool (salya akıtmak)

'drip' (damlamak) kelimesinin tekrarlanan veya sürekli damlamayı ifade eden bir biçimi.

'dribble' kelimesinin sesi küçük damlaların düşmesine benzer: 'drip, drip, dribble'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.