adjective

dried

kurutulmuş, kuru

I like dried fruit for a snack.

Atıştırmalık olarak kuru meyve severim.

The river bed was completely dried up.

Nehir yatağı tamamen kurumuştu.

((isim)) kurutulmuş (isim) I like dried fruit for a snack.

Eş anlamlılar: dehydrated, desiccated; Zıt anlamlılar: wet, moist

'to dry' fiilinin geçmiş zaman ortacından, Eski İngilizce 'dryge' kelimesinden gelir.

'dried' kelimesini, bir zamanlar suyu olan ama şimdi ondan kurtulmuş ('rid') bir şey olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.