noun

alarmist

felaket tellalı, yaygaracı

He was dismissed as an alarmist.

Bir felaket tellalı olarak ciddiye alınmadı.

She made some alarmist predictions.

Bazı felaket tellalığı içeren tahminlerde bulundu.

((biri)) bir alarmist'tir biri bir felaket tellalıdır He is just an alarmist.

bir ((alarmist)) + isim felaket tellalığı içeren bir rapor She wrote an alarmist report.

Eş anlamlılar: scaremonger, doom-monger; Zıt anlamlılar: optimist, realist

'alarm' + bir şeyi uygulayan veya onunla ilgilenen bir kişiyi belirten '-ist' ekinden.

Bir 'alarmist', sadece 'alarm' ve tehlike resimleri çizen bir sanatçı (artist) gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.