verb

drink

içmek

I drink water every morning.

Her sabah su içerim.

Do you drink coffee?

Kahve içer misin?

He doesn't drink alcohol.

O alkol içmez.

((bir şey)) bir sıvı tüketmek. I like to drink tea in the afternoon.

içmek alkollü içecekler tüketmek. He stopped drinking last year.

Eş anlamlılar: sip, gulp, swallow

Eski İngilizce 'drincan' kelimesinden gelir, Almanca 'trinken' ile ilgilidir.

Bir 'damla' (drip) suyun bir 'lavaboya' (sink) düştüğünü düşünün - 'dr-ink'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.