verb

drives

sürmek, kullanmak, yöneltmek, gütmek

He drives to work every day.

Her gün işe arabayla gidiyor.

Ambition drives her to succeed.

Hırsı onu başarmaya itiyor.

((bir şey)) (bir şey) sürmek Spor bir araba sürüyor.

((birini)) ((bir şey yapmaya)) (birini bir şey yapmaya) itmek Açlık onu çalmaya itti.

Eş anlamlılar: operate, steer, motivate; Zıt anlamlılar: stop, park

Eski İngilizce'de 'zorlamak, arkadan itmek' anlamına gelen 'drīfan' kelimesinden gelir.

Bir arabayı 'sürdüğünüzü' hayal edin, onu ileriye doğru itiyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.