noun

drizzle

çisenti, çiseleme, (f) çiselemek, (f) gezdirmek

The game was cancelled due to the drizzle.

Çisenti yüzünden maç iptal edildi.

It started to drizzle in the afternoon.

Öğleden sonra çiselemeye başladı.

Drizzle the honey over the pancakes.

Balı kreplerin üzerine gezdirin.

((bir çisenti)) hafif bir yağmur İnce bir çisenti yağıyordu.

((çiselemek)) hafifçe yağmur yağmak Dışarıda çiseliyordu.

((bir şeyi)) ((bir şeyin üzerine)) (bir şeyi) (bir şeyin üzerine) gezdirmek Drizzle the sauce over the fish.

Eş anlamlılar: hafif yağmur, serpmek, çiselemek

Muhtemelen Eski İngilizce'de 'çiy düşüşü' anlamına gelen bir kelimeden türemiştir ve 'kasvetli' (dreary) ile ilgilidir.

Hem yağmur hem de ince bir sos akıtmak için küçük damlaların 'çiselediğini' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.