noun

droplet

damlacık

Droplets of rain covered the window.

Yağmur damlacıkları pencereyi kaplamıştı.

The spray produces very fine droplets.

Sprey çok ince damlacıklar üretir.

bir ((bir şeyin)) damlacığı (bir sıvının) küçük bir damlası Yağmur damlacıkları pencereyi kaplamıştı.

Eş anlamlılar: tane, globül, zerre

'drop' (damla) + '-let' (küçültme eki, 'küçük' anlamına gelir) kelimelerinden gelir.

'-let' eki, 'piglet' (domuz yavrusu) veya 'booklet' (kitapçık) kelimelerindeki gibi 'küçük' anlamına gelir. Yani 'droplet', küçük bir 'drop' (damla) demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.