noun

drought

kuraklık, kıtlık

The country is suffering from a severe drought.

Ülke şiddetli bir kuraklık yaşıyor.

Farmers are worried about the long drought.

Çiftçiler uzun süren kuraklıktan endişe duyuyor.

((şiddetli/uzun)) ((bir kuraklık)) yağmursuz bir dönem The country is suffering from a severe drought.

Synonyms: dry spell, aridity; Antonyms: flood, deluge

Eski İngilizce'de 'kuruluk' anlamına gelen 'drūgaþ' kelimesinden gelir ve 'dry' (kuru) kelimesiyle ilgilidir.

'Drought' ve 'dry' kelimelerini düşünün - benzer seslere sahipler ve ilişkililer. Susuz, çatlamış bir toprak hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.