adjective

drowned

boğulmuş, sırılsıklam

They found a drowned sailor on the beach.

Sahilde boğulmuş bir denizci buldular.

The salad was served with drowned vegetables.

Salata sırılsıklam sebzelerle servis edildi.

a drowned ((isim)) boğulmuş (isim) They found a drowned sailor on the beach.

Eş anlamlılar: suya batmış, sırılsıklam, su basmış; Zıt anlamlılar: kuru, yüzen

'to drown' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Boğulmuş olma durumunu tanımlamak için kullanılır.

Bunu 'to drown' eyleminin bir sonucu olarak düşünün. '-ed' eki tamamlanmış bir durumu gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.