noun

drum

davul, bateri, varil

He plays the drums in a band.

Bir grupta bateri çalıyor.

The oil is stored in a large drum.

Petrol büyük bir varilde saklanıyor.

He began to drum his fingers on the table.

Parmaklarını masaya vurmaya başladı.

((bir/o)) davul (isim) bir vurmalı çalgı Bir grupta bateri çalıyor.

((bir/o)) varil (isim) büyük silindirik bir kap Petrol büyük bir varilde saklanıyor.

((bir şeyi)) (fiil) bir yüzeye tekrar tekrar vurmak Parmaklarını masaya vurmaya başladı.

Synonyms: vurmalı çalgı, varil, fıçı

Orta Felemenkçe'de sesi taklit eden 'tromme' kelimesinden gelmektedir.

Bir petrol variline (oil drum) vuran bir davulcu hayal edin. Bu, hem enstrüman hem de kap anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.