noun

drumstick

baget, tavuk butu

The drummer dropped his drumstick.

Baterist bagetini düşürdü.

I'd like a roasted chicken drumstick.

Kızarmış bir tavuk butu istiyorum.

((bir)) drumstick davul çalmak için bir çubuk The drummer broke a drumstick.

((bir)) drumstick bir tavuk bacağının alt kısmı He ate the last chicken drumstick.

Eş anlamlılar: (müzik) tokmak; (yemek) tavuk budu

'drum' (davul) ve 'stick' (çubuk) kelimelerinin birleşimidir. Tavuk parçasının adı, davul çalmak için kullanılan bir çubuğa olan şekil benzerliğinden gelir.

Kelimenin tam anlamıyla 'davul için bir çubuk'. Bir tavuk butunun benzer bir şekle sahip olduğunu hatırlamak, iki anlamı birleştirmeye yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.