adjective

drunk

sarhoş

He was too drunk to drive home.

Eve arabayla dönemeyecek kadar sarhoştu.

She was drunk with power.

Güç sarhoşuydu.

((to be)) drunk sarhoş olmak He was drunk last night.

((to be)) drunk ((with sth.)) ((bir şeyle)) sarhoş olmak She was drunk with success.

Eş anlamlılar: intoxicated, inebriated; Zıt anlamlılar: sober (ayık)

'to drink' (içmek) fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir. Alkol içmiş olma durumunu tanımlar.

Çok fazla 'içmiş' (drunk) olan biri 'sarhoş' (drunk) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.