adjective

dry

kuru, kurak, sek

My clothes are not dry yet.

Kıyafetlerim henüz kuru değil.

The weather has been very dry recently.

Hava son zamanlarda çok kuruydu.

I prefer a dry white wine.

Kuru bir beyaz şarabı tercih ederim.

His speech was rather dry.

Konuşması oldukça kuruydu.

((sth.)) is dry ((bir şey)) kuru The ground is dry.

a dry ((noun)) kurak (hava) We had a dry spell last month.

a dry ((noun)) sek (şarap) This is a very dry sherry.

a dry ((noun)) kuru (sıkıcı) He has a dry sense of humour.

Eş anlamlılar: arid (kurak), parched (kavrulmuş); Zıt anlamlılar: wet (ıslak), moist (nemli), damp (nemli)

Eski İngilizce 'dryge' kelimesinden, Proto-Cermence 'draugiz' kelimesinden türemiştir.

Çok 'kuru' (dry) olan bir çöl hayal edin. Bu kelime aynı zamanda sıkıcı veya duygusuz anlamına da gelebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.