adjective

dubious

şüpheli, kuşkulu, güvenilmez

I was rather dubious about the whole idea.

Tüm fikir hakkında oldukça şüpheliydim.

He has a dubious reputation.

Şüpheli bir üne sahip.

dubious ((about sth./sb.)) (bir şey/biri) hakkında şüpheli olmak I am dubious about his intentions.

a dubious ((noun)) şüpheli bir (isim) He gave a dubious excuse.

Eş anlamlılar: doubtful, uncertain, suspicious; Zıt anlamlılar: certain, trustworthy

Latince 'dubiosus' (şüpheli) kelimesinden, 'dubium' (şüphe) kökünden gelir ve 'iki fikirli olmak' gibi 'duo' (iki) ile ilgilidir.

Türkçedeki 'dublör' kelimesini düşünün; bir şeyin aslı mı yoksa kopyası mı olduğundan şüphe duymak gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.