verb

dug

kazmak

He dug a hole in the garden.

Bahçede bir çukur kazdı.

They dug for treasure on the island.

Adada hazine aramak için kazı yaptılar.

She dug her hands into her pockets.

Ellerini ceplerine soktu.

((sb.)) digs ((sth.)) (bir şeyi) kazmak A badger can dig a large hole.

((sb.)) digs ((for sth.)) (bir şey) için kazmak They dig for ancient pottery here.

Eş anlamlılar: excavate, burrow, shovel

Eski İngilizce 'dīcian' (hendek yapmak) kelimesinden. 'ditch' (hendek) ve 'dike' (set) ile ilgilidir.

Bir köpeğin çukur kazdığını hayal edin. 'dig, dig, dig' sesi eylemin kendisi gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.