dull
Çeviri
sıkıcı, küt, donuk, hafif (ağrı)
Örnekler
It was a very dull film.
Çok sıkıcı bir filmdi.
The knife is too dull to cut.
Bıçak kesmek için çok küt.
The sky was a dull grey colour.
Gökyüzü donuk gri bir renkteydi.
I have a dull ache in my back.
Sırtımda hafif bir ağrı var.
Dilbilgisi Kalıpları
((dull isim)) sıkıcı, küt veya donuk It was a very dull film.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: boring, blunt, dim; Zıt anlamlılar: exciting, sharp, bright
Etimoloji
Orta İngilizce 'dull' kelimesinden, Eski İngilizce 'dol' (aptal, ahmak) ile ilişkilidir.
Hafıza İpuçları
Yapacak hiçbir şeyin olmadığı sıkıcı, gri bir gün hayal edin. Her şey daha az keskin ve daha az parlak görünür, bu da çoğu anlamı kapsar.