verb

dunk

bandırmak, batırmak

He likes to dunk his biscuit in tea.

Bisküvisini çaya bandırmayı sever.

The player jumped up to dunk the ball.

Oyuncu topa smaç basmak için zıpladı.

((bir şeyi)) ((bir şeyin içine)) (bir şeyi) (bir şeyin içine) bandırmak He likes to dunk his biscuit in tea.

Eş anlamlılar: dip, submerge, immerse (batırmak, daldırmak)

Felemenkçe 'dunken' (batırmak) kelimesinden gelir, Almanca 'tunken' ile ilgilidir.

Bir bisküviyi çaya 'dunk' ettiğinizi (bandırdığınızı) veya bir basketbolcunun topu potaya 'dunk' ettiğini (smaçladığını) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.