noun

duty

görev, vazife, sorumluluk, vergi

It is my duty to help you.

Size yardım etmek benim görevim.

The nurse is on duty tonight.

Hemşire bu gece nöbetçi.

You have to pay duty on these goods.

Bu mallar için vergi ödemek zorundasınız.

((a duty)) ((to-inf)) bir şeyi yapma görevi It is my duty to help you.

((on duty)) nöbetçi olmak The nurse is on duty tonight.

((duty)) ((on sth.)) bir şey üzerindeki vergi You have to pay duty on these goods.

Eş anlamlılar: obligation, responsibility, task, tax

Eski Fransızca 'deu' (borçlu olunan) kelimesinden, Latince 'debere' (borçlu olmak) kelimesinden gelir. Borçlu olunan şey.

İki ana anlamı hatırlayın: ahlaki bir görev ('Call of Duty') ve bir vergi (gümrüksüz satış mağazaları, 'duty-free shops').

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.