adjective

eager

istekli, hevesli, can atan

She was eager to start her new job.

Yeni işine başlamak için sabırsızlanıyordu.

He has an eager mind, always asking questions.

Sürekli sorular soran, öğrenmeye hevesli bir zihni var.

They were eager for news about their family.

Aileleri hakkındaki haberleri merakla bekliyorlardı.

((-mAyA/-mEyE)) (-meye) istekli olmak Yeni işine başlamaya istekliydi.

((için)) (-için) istekli olmak Haberler için istekliydiler.

Eş anlamlılar: istekli, hevesli, sabırsız; Zıt anlamlılar: isteksiz, ilgisiz

Eski Fransızca 'aigre' (keskin, hevesli) kelimesinden, o da Latince 'acer' (keskin) kelimesinden gelir.

Gözleri keskin ve avını bulmaya 'eager' (istekli) bir kartalı (eagle) düşünün. Kelimeler kulağa benzer geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.