adjective

earned

kazanılmış, hak edilmiş

This is my earned income for the year.

Bu benim bu yılki kazanılmış gelirim.

It was a well-earned victory.

Bu, hak edilmiş bir zaferdi.

((earned)) + ((isim)) kazanılmış, hak edilmiş It was a well-earned victory.

Eş anlamlılar: deserved, merited; Zıt anlamlılar: unearned

'to earn' (kazanmak) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

Basitçe 'earn' kelimesinin geçmiş zaman halidir. Eğer bir şeyi 'earn-ed' (kazandıysanız), çalışarak onu hak etmişsiniz demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.