noun

earner

para kazanan kimse, evin geçimini sağlayan kişi

She is the main earner in the family.

Ailede asıl para kazanan odur.

This new product is a real money-earner.

Bu yeni ürün gerçek bir para kaynağı.

bir kazanan para kazanan bir kişi He is a high earner.

Synonyms: breadwinner, provider

'earn' (kazanmak) fiiline, bir eylemi yapan kişiyi veya şeyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir 'earn-er', para 'earn-s' (kazanan) kişidir. Bağlantı çok açıktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.