noun

ears

kulaklar, duyma

My dog has big ears.

Köpeğimin büyük kulakları var.

She has a good ear for music.

Müzik kulağı iyidir.

((sb.'s)) ears (birinin) kulakları My dog has big ears.

((a good ear for sth.)) (bir şeye) iyi bir kulak She has a good ear for music.

Eş anlamlılar: lugs (argo)

Eski İngilizce'deki 'ēare' kelimesinden gelir ve ortak bir Hint-Avrupa kökenine sahiptir.

Başınızın yan tarafındaki bir çift 'kulağı' hayal edin. Kelimenin kendisi de vücut parçası gibi kısa ve basittir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.