verb

ease

hafifletmek, rahatlatmak, gevşetmek

This medicine will ease the pain.

Bu ilaç ağrıyı hafifletecek.

He eased the car into the parking space.

Arabayı yavaşça park yerine soktu.

The restrictions have started to ease.

Kısıtlamalar gevşemeye başladı.

((sth.)) (bir şeyi) hafifletmek This medicine will ease the pain.

((sth.)) ((into/out of/etc. sth.)) (bir şeyi) yavaşça (bir yere) hareket ettirmek He eased the car into the parking space.

((no object)) hafiflemek, gevşemek The restrictions have started to ease.

Eş anlamlılar: relieve, alleviate, lessen; Zıt anlamlılar: worsen, aggravate

Eski Fransızca'da 'konfor, zevk' anlamına gelen 'aise' kelimesinden gelir.

'easy' (kolay) sıfatıyla bağlantı kurun. Bir şeyi 'ease' etmek, onu daha kolay veya daha az zor hale getirmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.